Hani olur ya başlayıp başlamamak arasında kalırsın bazı zamanlar. Seversin ama biraz da korkarsın başlamaktan. Bu korkunun sebebini hep bağlanmaktan korkmak olarak düşünürsün, öyle benimsersin, öyle anlatır anlatmasan da yansıtırsın.. Bağlanmanın korku verdiği kadar güzel olduğunu bilirsin, sahiplenmenin, sahiplenilmenin de... Sonra biterse diye düşünürsün, biterse ne olacak diye.. O'nsuzluğa alışmanın zor olacağını düşünürsün ya da öyle bir alışma sürecinin olmasını istemezsin. Başlamadan bitirmeye çalışmak tam da bu olsa gerek.
Halbuki bilinen bir gerçektir uzun zaman sonra yaptığımız değil de yap(a)madıklarımızdan, konuşabilecekken suskunluğumuzdan, başlayabilecekken kayıtsız kalmamızdan pişmanlık duyacağımız... ve bunu bile bile kayıtsız kalır, başlamaz susarız...
Sanırım bu konuda başkalarına, etrafımızdakilere, yakınlarımıza hatta sevdiğimiz kişiye itiraf edemesek de kendimize itiraf etmeliyiz; belki de asıl korkumuz bağlanmak, bağlandıktan sonra bittiğinde oluşabilecek acı çekmeler üzüntüler değil de bütün bunların ardına gizlediğimiz SEVİLMEME korkusu olduğunu...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder